Yönetmelik’i Anlama ve Uyarlama Sürecindeki Vahim Hatalar

Vakıf Yükseköğretim Kurumları İhale Yönetmeliği’ni kavrama, uyarlama ve ihale organizasyonunu buna uygun hale getirmede, hatalı kavrayış ve değerlendirmeler bulunmaktadır.

Bu çalışmada, hatalı kavrayış ve değerlendirmeler, başlıklar halinde açıklanmaya çalışılacaktır.

Bir iki üniversitemizin yaklaşımı böyle özetlenebilir. Yaklaşıma göre; YÖK tarafından üniversiteleri bağlayan bir yönetmelik yayımlandığına göre, üniversitelerin ayrıca bir yönetmelik hazırlamasına gerek bulunmamaktadır. Üniversitelerin, eski yönetmeliklerini iptal etmeleri yeterlidir; herhangi bir uyarlama faaliyetine ihtiyaç yoktur. 

Bu yaklaşım çok yönlü eksik değerlendirme içermektedir. Burada yalnızca mevzuata aykırılık ve uygulamadaki fiili imkansızlık yönleri bakımından değerlendirilecektir.

Mevzuata aykırılık: Vakıf Yükseköğretim Kurumları İhale Yönetmeliği’nin Geçici 1’inci maddesine aykırıdır. Geçiş Hükümleri başlıklı madde hükmü
GEÇİCİ MADDE 1 – (1) Vakıf yükseköğretim kurumları bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yönetmeliklerini bu Yönetmeliğe uygun hale getirirler. Bu süre içerisinde vakıf yükseköğretim kurumu yönetmeliklerinin bu Yönetmeliğe aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam edilir.

şeklindedir.

Buna göre, tüm vakıf üniversiteleri 15 Mayıs’a kadar yönetmeliklerini YÖK tarafından yayımlanan çerçeve yönetmeliğe uyumlu hale getirmek zorundadırlar. Yönetmelik maddesi üniversitelere herhangi bir tercih ve keyfiyet tanımamaktadır.

Fiili imkansızlık: Bu yaklaşıma göre, üniversite, herhangi bir ihale yönetmeliğine sahip olmayacaktır. Bu da ihale ve sözleşme sürecinde tabii olunacak bir düzenlemeden yoksunluk anlamına gelmektedir.

Vakıf Yükseköğretim Kurumları İhale Yönetmeliği’nde, YÖK  ifadesi yerine kendi üniversite adlarının yazılması, üniversitelerce düşülen hataların başında gelmektedir. 

Yapılan tipik ve anonim hatalardan birisi de, ihale yönetmeliklerini yeni Yönetmelik’e uygun hale getirmek, süreçlerini yeni duruma uyarlamak yerine, Vakıf Yükseköğretim Kurumları İhale Yönetmeliği’ndeki Yükseköğretim Kurumu yerine kendi üniversitelerinin adının yazılarak YÖK’e gönderilmesidir. Belli ki bu yolu tercih eden üniversiteler, uygulamada herhangi bir sorun yaşayacaklarını düşünmemektedir. Yalnızca kurum adalarının değiştirilmesiyle sınırlı olan bu yaklaşımı öneren ve bir veya birkaç üniversitenin önderlik ettiği anlaşılmaktadır. 

Herhangi bir çalışmayı gerektirmeyen bu tercihin sakıncalarından birkaçı aşağıda verilmiştir:

  • Vakıf Yükseköğretim Kurumları İhale Yönetmeliği’nin olduğu gibi kabul edilmesi, tabi olunacak mevzuatın kapsamının genişletecektir. Amacına ve niteliğine uygun ihalem mevzuatı, bütün haşmetiyle benimsenmiş ve 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ile 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine herhangi bir ayrım, sınırlama ve özelleştirme olmadan doğrudan  tabi olunacaktır.
  • Amacına ve niteliğine uygun ihale mevzuatı, yalnızca kanunlarla sınırlı olmayıp alımın konusu ve türüne göre farklılaşan uygulama yönetmelikleri, tip şartnameleri, standart formları, çerçeve-elektronik ihale yönetmelikleri, muayene kabul yönetmelikler, şikayet yönetmeliği, tebliğler, Kamu İhale Kurulu ve mahkeme kararları ile oldukça kapsamlı bir külliyattır. 
  • Bu durum, uygulamadan her ihale ve sözleşme işleminde, tip şartname ve sözleşme tasarıları ile standart formların 4734 sayılı Kanun’daki kapsam ve zorunlu belirlemelere göre hazırlanmasını gerektirecektir.
  • Kapsam ve içeriği genişleyen amacına ve niteliğine uygun ihale mevzuatına tabi olan üniversitelerin, her ihale ve sözleşmede bu mevzuatın tümünü bilmesi ve yönetmesi mümkün değildir 

Müeyyidelerin farkında olunmaması da oldukça yaygın olan bir durumdur.

Vakıf Yüksek Öğretim Kurumları İhale Yönetmeliği’ni, Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği ile birlikte değerlendirildiğinde, her iki yönetmeliğe aykırılık teşkil eden uygulamaların ciddi müeyyideleri olduğu görülecektir. Yönetmelik’in “Gözetim-Denetim Değerlendirme ve Uygulanacak Önlemler” başlıklı bölümü ve devamında, üniversitenin kapatılmasına neden olabilecek aykırılıklar sayılmıştır. 

İhale Yönetmeliği, Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği’nin “Gözetim-Denetim Değerlendirme ve Uygulanacak Önlemler” başlıklı bölümünün ihale ve sözleşmeye dair unsurlarını içermektedir. 

Mütevelli heyeti ve üst yönetimin, bunun farkına varmaması, izaha muhtaç bir durumdur. İhale Yönetmeliği’ne aykırı işlemler, ihaleye fesat, kontenjan azaltılması ve kapatılmaya sonuçlanabilecek müeyyidelerle sonuçlanabilir.

Bazı üniversiteler, hazırladıkları ihale yönetmeliklerini YÖK’e  göndermekle, Yönetmelik kapsamında yapılacak işlemleri tamamladıklarını düşünmektedirler. Oysa, yönetmelik yalnızca temel çerçeveyi belirlemekte, ihale ve sözleşme uygulamalarını düzenlememektedir. 

İdarelerce yapılacak işlerden en önemlilerinden birisi tüm tip şartname, sözleşmeler ile standart formaların, üniversitece hazırlanan Yönetmelik’e uyarlanmasıdır. Mal, hizmet, yapım ihaleleri için, açık, belli istekliler ve pazarlık ihale usulleri ile doğrudan temin usulüne ait farklı tip şartname, sözleşme tasarısı ve standart form bulunmaktadır. Üniversitelerin, her bir şartname ve standart formu, alım konusu ve ihale türüne göre ayrı ayrı hazırlamaları gerekmektedir. Aksi halde her ihale ve doğrudan teminde, 4734’ün bu şartname ve formlarını teker teker uyarlamak durumunda kalacaklardır. Bu durum Yönetmelik’e aykırı uyarlamalara neden olduğu gibi yönetilmesi de zor bir süreçtir.

Uyarlama çalışmalarında Vakıf Yükseköğretim Kurumları İhale Yönetmeliği’ne aykırı düzenlemelere yer verilmesi de sıkça yapılan hatalar arasındadır.

Bazı üniversitelerce, yönetmelik uyarlaması kapsamında Vakıf Yükseköğretim Kurumları İhale Yönetmeliği’ne aykırı düzenlemeler yapılmaktadır. Yönetmelik’e aykırı düzenlemelere örnek olarak istisna yaratmak, yönetmelik maddelerini başlık ve içerikleriyle birlikte tümüyle silmek veya  metni değiştirmek, eski alım yöntemlerinden bazı maddeler eklemek sayılabilir. 

Bu düzenlemelerin yapılmasının nedeni bilgi yetersizliğidir. Aykırı düzenlemeler YÖK’ten dönecektir. Bir an için YÖK tarafından fark edilmediğini ve dönmediğini kabul edilse bile uygulamada firmalar tarafında iptal edilmek riski bulunmaktadır.

Mütevelli heyet ve rektörlerin ihale yetkilisi olarak belirlenmesi yaygın bir yaklaşımdır.

Vakıf üniversitelerinin eski alışkanlıklarının Yönetmelik sürecine yansıyan tutumlarından birisi de mütevelli heyet başkanı ve rektörü ihale yetkilisi yapma yaklaşımlarıdır.

Yeni yönetmeliğiyle göre, yeni bir döneme girilmiştir. İhale ve harcama sürecinde artık yeni mevzuata hükümleri geçerlidir. 

16 Kasım 2018’den farklı olarak, yeni yönetmeliğin getirdiği ihale mevzuatı, büyük oranda kayıt ve belge düzeni ile uyumluluk esasına dayalıdır. Daha çok kural ve karmaşık ihale sürecinin geçerli olduğu yeni dönemde, mütevelli heyet veya rektörlerin bu sürece hakim olarak yönetmelerini beklemek doğru ve konumlarıyla uyumlu değildir. 

Diğer yandan süreçte doğabilecek idari, mali ve cezai sorumluluklar bakımından, mütevelli heyet ve rektörün ihale yetkilisi olmaları uygun olmayabilir. İhale süreci, bu görevleri yapan uzmanlar eliyle yapılmalıdır. 

Leave a Reply